Dinleyin çocuklar bebeğim var ya..

Kafası, kolu, bacağı kopmuş bebeklerimiz.. tekerleğinin teki kaybolmuş arabamız.. patlamış topumuz.. artık işe yaramaz dediğimiz ama atmaya kıyamadığımız o en değerlilerimiz nede güzel değerlenmiş bu sayede.

Tek başına artık bi işlevi olmayan oyuncaklar bi araya gelince muhteşem bi eser meydana getirmiş. Hem bu sayede o vazeçemediğimiz oyuncağımız bi yerlerde kalıcı olmaya devam ediyor. Gerçekten güzel düşünülmüş bi proje. İnsanın yüzünde gülümseme oluşturan ‘vay be iyi fikir’ dedirten bi çalışma olmuş.

Yolunuz Adnan Menderes Hava Limanı’na düşerse kesinlikle görmelisiniz. Belki başka yerlerde sergilenen çeşitli örnekleride vardır. Bu konuda araştırma yapmadım henüz. Konuyla ilgilenicem en kısa zamanda..

Ozaman herkes oyuncaklarını kapıp gelsin bakalım.. Küüüçük kııız, küçükkk kızz..sende gel ama oynamaya bekletme..gerçekten üzülürüz sonra ☹️

İş başı sevinci 😢

Sonunda Pazartesi olduda metrobüsün o muhteşem sarı çizgisinin dibinde bekliyor bu ayaklar. O neydi öyle sabah kalkıp sahile gitmeler, ıslak ayaklarla havuz kenarında ayak izleri falan. Ne çirkin resimler onlar öyle. Dinlenmişsin, kafanda iş güç stresi yok, güneşleniyosun falan ıyyy çok sıkıcı.

Bak Pazartesi öylemi halbuki nasılda heyecanlı, atraksiyonlu. Metrobüste yer kapma çabası şezlong kapmaya benzermi hiç. Teyzeler başında dır dır söylenicek habire sen daha uyanamamışken amcalar ‘ilerleyin’ diye bağrınıcak oh mis. Mis demişken çokta mis kokmayan insanlarla gitmek dip dibe ooo..

İşte bu ya gerçek mutluluk işe gitmek, tatilde neymişki zaten?

Yığınla evrak beni ofiste bekliyormuş bide harika haber. Şimdi gider faturalara sarılıp ağlarım artık. Yanlış anlaşılmasın sevinçten o sevinçten!

Çam bey diyceksiniz bundan böyle!

Pine bay yada “payn bey” dilimiz hangisine dönmüşse, kolayımıza hangisi gelmişse ama her haliyle güzelmişse demekki. Adındaki çam & defne sadece adında kalmamış dört bi yanı sarmışsa eğer işte budur gerçek doğallık, güzellik.

Tavsiye edilesi bi yermiş geldim, gördüm, gezdim, onayladım. Temizlik ve personel ilgisinin harika olduğu bi yer ve bence bi tatil mekanında aranıcak özelliklerin başında bunlar. Vee acayip geniş bi alana sahip. Daha nolsunduki..

‘Pine Bay Holiday Resort’

Reklamları sunduysak tatile kaldığımız yerden devam edebiliriz. Gideyimde adını söyleyemediğim otelin nimetlerinden faydalanayım. Okadar para saymışız yanee..

Pine neymişki buarada çam o çam..

Güzel olduğum kadar zekiyimde..

Bu Banu

Banu çok güzel

Banu çok zeki

Banu dertli

Banu gibi olmayın. Allasen olmayın yani bu ülke bunu kaldıramaz.

Neyse Allah başka dert vermesin be bacım. Zor tabi hem zeki hem güzel olmak. Nasıl sıkılmazki insan çok haklısın yani.

Aynı bende öyleyim diyorum keşke bukadar güzel olmasam, bu zekamla napıcam çok fazla beynime. Ama Allah vergisi bazısına bol bol veriyo işte. Napcan idare etcen sende.

Politika şart tabi, çözüm bencede bu kesinlikle. Birlikte parti kuralım hatta ETP ( Egom Tavan Partisi) ülke alsın yürüsün ondan sonra. Bizim gibilere ihtiyaç var hissediyorum. Bi biz eksiğiz politikanın içinde çünkü.

Gidemde oy toplıyam barii..

Dönülmez akşamın ufkundayım

Bişeyler yanlış gidiyorsa şu hayatta ya yanlış yoldayızdır yada doğru yolda yanlış kişilerle yürüyoruzdur. Hele ikiside yanlışsa; vah ki vah ozaman halimize..

Elinden tutup yola koyulduğumuz insanlara dikkat etmek gerekiyo yoksa dönülmez yollara girmek an meselesi..

Araç olsak Yüzsekiz TL öder yırtarızda insan olunca bedeli ağır oluyo işte.

Hiçbişey göründüğü gibi değildir, duralım,

açıklasınlar,

bi dinleyelim..

neyse… Amcalara selamlar, saygılar.

Bazı amcalar böyledir çokta şeapmamak lazım yani, herşeye anlam yüklenmez, hiçmi öğrenemedin büyüklerine karşı saygıyı, sen o yaşa gel helede senide görcez.. aaaa densiz!

Hokus pokus… yokuss

Bazen tüm ihtiyacımız tamda bu değilmi yaa? Şöyle kaybolup gitsek hoop diye. Kurtulsak en sihirlisinden tüm dertten kederden.

Ne çok ihtiyaç duyuyor insan bazen. Yokolup gidesi geliyo çıkmaza düştüğünde. Dibe vurup çıkmamak.. Oh mis.

Ama sadece dibe vurabiliyoruz işte, orda yaşamaya çırpınmaya devam. Bi Harry kadar ‘şanslı’ olamayabiliyo insan.

Şans?

Neye göre kime göre şans?

Buda (Y)azarsa?

Bazı kitaplar gerçekten çok değerli. Bize onca güzellik katıyo, mutlu ediyo, bilgilendiriyo,kafa dağıtıyor. Oyüzden bazı yazarların gerçekten eli öpülesi.. Ama bazılarıda varki suratına tükürülesi. Tükürsende az kalır kafası kopartılası, etleri lime lime edilesi.. var işte böyle şerefsizlerde. Çokk var hatta ama bu sadece bi örneği. Hergün masum canlar şiddete, tacize maruz kalırken, yüzlerce belkide binlerce ailenin canı bu sebepten yanarken, bi lokmacık yavrularını böyle tiksinç sebeplerle toprağa verirken bazı şerefsizlerde böyle kitaplar yazıyo işte. Şekil A üstteki resimdeki Allah’ın belası herif. Sapığım demiyoda yazarım diyo. Ve biz hala bunun gibilere gerekli cezaların verilmediği bi ülkede yaşıyoruz. Ne güzel memleket ya.. Biri yazıyo, biri basıyo, biri alıp okuyup para kazandırıyo, olan minicik masum yavrulara oluyor.. En lüzumsuz konularda değiştirilen o yasalar neden bu yaratıklara uygulanıcak cezalar konusunda değişmiyor? Daha kaç hayat mahvolucak bi adım atılabilmesi için çok merak ediyorum? Yazık, gidene yazık, gitmeyipte o psikolojiyle kalana dahada yazık..