Bilinmez diyarlara yolculuk..

Bi yüzük, bi nişan, bi halka, belkide maddi değeri olan bi altın sadece. Burdan bakınca ne olarak göründüğünün bi önemi yok. Önemli olan ne ifade ettiği. Parmağındayken hissetmiyosun çünkü sana ait, yada sen ona. İkisi arasında çok ince bi çizgi var. Sınırlarını kendin belirleyemediğin, hangi tarafta olduğunu bilemediğin.  Yada bi ip üzerinde korkarak yürümek gibi. Bişey düşünmeksizin sadece kopmasın diye umut ederek sonuna ulaşmaya çalıştığın. Ama avcundayken insan bi anda bütün hayatını sorgular hale geliyo. O minik yuvarlaktan baktığında sanki geleceğin bütün yükü üzerine geliyomuş gibi. Sonunu bile bile bu yüke göğüs germek gibi. Ama zor. Ama çaresiz. Ama mecbur. Oyüzden galiba parmağa sorgusuz sualsiz takmak daha kolay. Avucundayken hayatla başedemiyo insan. Gerçekler vurunca yüzüne altından kalkması zor. Bile bile uçuruma yürümek zor. Sonunu hem çok iyi bildiğin hemde hiç bilmediğin karmaşık bi yol gibi. Ve belkide en zoruda bu yolda yalnız yürümek. İşte en beteri..

Shake it up şekerim

Çok kamu spotluk anlatıcaklarım var bi bakın hele. Bu yazı ben gibi şişkocuklar için önemli bilgiler içermekte. Geçen gün aldığım kilo verdirici üründen bahsetmiştim. Bugün tam 11 gün oldu ve ben sadece 1 kilo verebildim. Bu bence süper ötesi. Niye? Çünkü kuralların hiç birine uymadım bu süreçte nerdeyse. İyi halt yediğim için kocaman bi alkış bana. Tekme tokat falanda olabilir. Bence daha etkili. Haketmişsem demekki. Sabah ve akşam öğünlerinde içtiğim shake konusunda bi sıkıntı yok aslında onu hiç aksatmadım. Ama onun yanısıra vermiş olduğu bitki çayını günde 7 fincan içmemi söyledi danışmanım. Ama ben 3’ten yukarı çıkamadım daha. Danışmanım demişken ciddi ciddi danışmanlık yapıyo bana hergün soruyo içtinmi naptın diye. Bende yüzsüz yüzsüz hergün yalan söylüyorum utandığımdan. Çünkü iradesiz pis boğaz ben 😥 kendime çok kızıyorum ama bildiğimide okumaktan geri kalmıyorum. Tam sopalıkmıyım? Kesinlikle! Ayrıca çay kahve yasak bu süreçte normalde. Haftada 2-3 kez içmemize izin var ama ben napıyorum günde 2-3 kez içiyorum. Ayrıca abur cuburlar, çikolatalar falanda hayatımda hala. Çıkarıp atamıyorum tatlı sevgisini içimden napim. Ve tüm bu kural dışı kullanımlara rağmen 1 kilo verdim. Demekki çalışsa yapar zeki çocuk ama yemeyi seviyo napsın garibim. İşin özü şuki; ilaç yada her ne denirse saygı değer tozumuza aslında faydalı zannımca ama galiba ben biraz faydasız insanım. Göbeğimle barışıp hayatımı öyle sürdürmeyi öğrenmem gerek sanırım. Çünkü ne demiş atalarımız: Veremediğin kiloyu seveceksin. Karşı koyamadığın yemeği yiceksin. Bükemediğin bileği öpmene gerek kalmaz zaten aldığın kilolara bilek milek dayanmaz. Bence atalarımız bu açıdan bakamamış. Ozaman ne diyoruz: yiyin garii..

Çal be davulcu

Sonucu belirsiz bi yola çıktım yine kendi kendimi gaza getirip. İnternetten “herbalife” diye bi zayıflama ilacı aldım bugün. Aslında ilaçta sayılmaz tam olarak; öğün yerine geçicek bi gıda karışımı. Tok tutmayı ve aynı zamanda yağ yakmayı sağlayan bişeymiş. Miş diyorum daha bugün tanıştım kendisiyle onların yalancısıyım yani. İşe yarıycakmı ilerleyen günlerde görücez. Daha önce kullanan ve olumlu sonuç alan bi arkadaşıma güvenerekten denemek istedim. Gerçi bu tarz şeylere pek olumlu bakan biri değilim. Sağlıklı beslenerek ve spor yaparak kilo verilmesi taraftarıyım ama taraftar olmak işe yaramıyor tabi sadece. Uygulamaya gelince elde var koca bi sıfır. Yemeği seven bi toplumuz yapcak bişey yok. Çare herbalife! Bakalım bi faydasını görücekmiyim. İlerleyen günlerde tekrar bahsedicem yeni yoldaşımdan. Gerçi internet sitelerindeki çeşitli yorumlara göre yakın zamanda karaciğerim iflas edicek yada kalp krizinden ölücekte olabilirim ama bilemedim yani hayırlısı be gülüm. Psikolojik olarak şuan başım falan dönüyo gözlerim kararıyo. Buda ilacın değil yorumların yan etkisi olsa gerek..

En doğal haliyle buda resmimiz olsun ozaman kendisiyle. Üzerindeki davulcu ne alaka çözemedim ama bişey ima etmeye çalıştığı kesin. 

Keşke bide çalkalarlen dökmeseymişim üstüne başına ama bunlar hep heyecandan 😀

Bu ne perhiz? derler adama..


       Uzun zamandır yazmadığımı farkedince ufaktan bi uğrıyım buralara dedim. Ayıp olmasın, sahipsiz sanılmasın. Yazmasakta, okumasakta o blog bizim bloğumuzdur. Buda böyle biline…

       Yakında evlenicek bi insan olaraktan gelin diyetleri falan yapmam gerektiğini düşünerek 10 dakka önce kendimi çok pis gaza getirdim. “Çay kahve keyfi yok artık sana, iç en iğrencinden bitki çayını otur hatta ne oturcan kalk spor yap” diyerek bide fırçaladım. Demledim bi güzel form çayımı. Fincanı yarıladım afiyetle 🤥 Ama sonra bi anda hayatımda bişeylerin eksik olduğunu farkedip can havliyle mutfağa koştum. Aldım dolaptan o nimeti ve geri geldim. Ve nasıl olduysa paket bi anda bitiverdi. Form çayının yanında nede güzel gidiyomuş meğer.. Bir diyet macerası daha burda sona ermiş oldu anlıycağınız üzere. Şuan tadı hala damağımda olmakla birlikte pişmanlığı tüm hücrelerimde 😥