Büyücüler büyücüler na na na na naa

Dışardan bakınca çocuk kitabı gibi içerden bakıncada öyle aslında. Ama yürekten bakınca büyüklere atılan taşlarla kafaların yarılmaması imkansız gibi.

Dilek Şurubu..

Yaşadığımız şu saçmasapan kötülük dolu dünyada “iyilik için savaş verirseniz gün gelir adalet yerini bulur, iyilik bulursunuz” mesajlarıyla avunmaya bazen okadar ihtiyaç duyuyoruzki. Hiçte öyle olmadığını biliyoruz aslında. Ama öyle olmasını umuyoruz yinede.

Bazen mutlu sonla biten masallar içimizdeki kötülükleri bi anlıkta olsa yok edebiliyor. Bu hikayede onlardan biri. İçimizdeki çocuğu avutmaya ihtiyacımız var çünkü. Böyle kitaplarla bazen kafa dağıtıp çocuk olmaya hatta.

Dünyanın yaşanılası bi yer olabilmesi adına tüm güzel dilekleri dileyelim o halde hep birlikte. Belki gerçek olur..kimbilir..

Meraklılarına dip not: Kitabın çizgi filmide varmış meğer. Hemde taa 2000 yılında falan yayınlanmış ama benim yıllar sonra kitabını okuyunca haberim oldu. Çünkü cahil ben! kitabıda yeni keşfettim. Bakınız ve izleyiniz: Wunschpunsch (Dilek iksiri)

Evrene gönderilen mesajlar: iletildi ✔️

Bazı kitaplar vardır arada bir tekrar okuma isteği duyarsınız. Simyacı’da onlardan biri benim için. İlk okuduğumda 11-12 yaşlarında falandım. Anlattığı şeyler bana büyülü bi dünyaymış gibi gelmişti. Kalpten çok güçlü bir şekilde istenip arzu edilen şeyler sihirli bi şekilde mümkün olabilir hissi uyandırmıştı bende. Yeterki çok isteyelim, gerçekten isteyelim tüm evren buna yardım edicekti. Öyle diyordu simyacı..

Öyle olması lazımdı. Ama olmadı. Öyle olmuyomuş o işler.. Büyüdük.. yaşadık.. istedik.. olmadı.. anladık.. Ama yinede inanmak güzelmiş..

Yıllar sonra yeniden okudum. O sihrine kapılmadım ama bu defa. Kendimi kandırmadım. Ama yinede inancın gücünü yeniden hissettim içimde.. Çünkü öyle garip bi etkisi var bu kitabın..

Bazen istediğimizi elde etmekten daha güzeldir o şeyi elde etmeyi istemek. Değişik duygular yani, değişik kafalar.. Bazı anlar sonu olmasada, sonu mutlu bitmesede yaşanmaya değer. Minicik bir ışık patlaması görmüş olmak bile güzel..

Umudummuymuşsun

Debbie Macomber’ın kitaplarını nekadar sevdiğimi defalarca söylemiştim. Kitaplığımda okunmak için sırada bekleyen bir ton kitap olduğundan bayağı geriden geliyorum ama olsundu, böyleside güzeldi. Ve bir hikayenin daha sonuna gelinmişti..

Günlük yaşamın karmaşası, derdi tasası ile zaten kafa bi dünya doluyken bilimsel, edebi yada çok atraksiyonlu yorucu kitaplar okuyasım gelmiyor şahsım adına. Oyüzden bu tarz romanları tercih ediyorum. Çünkü kafa dağıtıyor, huzur veriyo, nekadar kötü şey yaşarsak yaşayalım bi çıkış yolu hep vardır mesajı veriyor. Kısacası yaşama dair umut vaadediyor.

Hepimizin ihtiyacıda bu değilmi zaten. Derdimize derman olabilecek bişey olsun, arada mutlu sonla biten hikayelerle anlıkta olsa şu kahrolası dünyaya pozitif bakabilelim. Debbie bize tamda bunu sağlıyor işte.

Birbirinden farklı bi çok karakter seriyo önümüze. Herkes bi parça kendinden bişey bulsun, pay çıkarsın diye. Bi bakıyoruz aynı biz. Başımıza gelenler onunda başına gelmiş. O nasıl dayanmış, başa çıkmış, ben napmışım diye kıyaslama yapıyoruz. O bi şekilde mutlu olmanın yolunu bulup kazanıyor savaşı. E o zaman biz neden yapamayalımki? Bizde kendi savaşımızı kazanıp mutlu olabiliriz. İnanırsak herşey mümkün. Ne duruyoruz o halde?

Hayvan gibi davranmak lazım bazen!!

İkiside canlı, ikiside kalp taşıyor, ikiside anne olabiliyor, ama ikisinden birinde vicdan yok. Acaba hangisinde??

Biri yavruları için üzüntüden taşı basıyo bağrına, diğeri sesine tahammül edemediği yavrusunun yüzüne yastığı basıp öldürüyor…

Ver iz dı adalet?

Birileri bi yerde anne olabilmek için canını vermeye razıyken, bunun özlemiyle yanıp tutuşurken, bu mahlukatlar anne olabilmişken bunun nasıl kutsal ve değerli birşey olduğunu hiçe sayıp bunu yapabiliyor. Kıydığı can kendi parçası. Ama umursamıyor..

Okuyorum, düşünüyorum, tekrar okuyorum, defalarca düşünüyorum ama aklım almıyor. Neden yapar insan bunu? İnsan? Yaparmı? Neden?

“Köpeklik yapma” derizya kızınca birine. Aksine keşke herkes köpeklik yapsa. İnsanlık daha kötü bir hakaret galiba artık bu yaşanan dünyada. İnsanlık yapmayın artık yeter!!!