Mevlana çağırmışsa demekki

 

Bazen herşey zorlaşır, bazen olur yani öyle şeyler. Ne olduğunu anlamadan, neden bizim başımıza geldi onca insan arasından diye kendimize konduramadan büyük büyük acıların yükünü taşırız. Kaldıramayız, dayanamayız, yaşayamayız sanırız. Ama illaki bi yolu vardır yaşama tutunmanın. Bazen biri, bazen bi olay sebep olur, ışık olur insana. Yeni bi sayfa açmak diil belki ama kaldığımız yerden yazmaya devam edebilmenin yolunu öğreniriz. Buna vesile olan birisi varsa işte o en kıymetlimizdir o vakit.

Mevlana çağırınca kitabıda böyle bi kitaptı işte benim tarafımdan anlaşıldığı üzere. Bildiğimiz Mevlana sözlerini “hayat devam etmeli herşeye rağmen” mesajı veren bir hikayenin içinde tekrardan okuduk.

Güzeldi evet ama Serdar Özkan’ın daha önceki kitaplarını daha çok sevmiştim açıkçası, bu onlar gibi değildi pek. Yinede okunabilirliği mümkün bir hikaye. Ozaman okuyun ne diyim daha..

Uyusunda büyüsün

Yıllarca birlikte uyuyup uyandığın, sarılıp ağladığın, kimseye anlatamadığın derdini tasanı onlarla paylaştığın yada sevinçten havalara uçmak istediğin günlerde tutup kolundan onları havaya uçurduğun birileri vardır elbet hayatınızda. Yoksada olmalı. Olunca daha kolay bişeyler çünkü.

Ama gün geliyo işte büyümek zorunda kalıyosun insanların gözünde. Çünkü bazı arkadaşlar hala hayatınızda göz önünde olunca büyümüş görmüyolar sizi . Çünkü büyümekte tamamen görsel şov bazen. Önemli olan aslında içimizdeki çocuk büyüdümü gerçekten, buna bakan yok tabikide. Hayatımızdan bu arkadaşları çıkarmamız yetiyo gibi.

Ama öyle kolayda çıkarılmıyo işte. Göz önünde olmaması yeterli sorunsuz hayat için.

Üstte büyümüş halimiz altta çocukluğumuz uyuyor. Orda olduklarını bilmekte yetiyor. Kimse görmesede orda olmaları güç veriyor insana..

Bazayı ve çocuksu duyguları havalandırdıysak ozaman nevresimleri değiştirip ev işlerine kaldığımız yerden devam edebiliriz demektir. Çokta şey yapmayın yani..

Selam dünyalı 👋

Bazı kitaplar annelere özelmiş gibi. Çocuğun varsa yada çocuk bekliyorsan okumalı, öğrenmeli, ders almalı, kafanın bi köşesine kazımalısın. Günümüz annelerinde bu şart.

Belli bi aşamaya gelip kendi tecrübelerin oluştuğundada sıra kitap yazmaya geliyor. Buda şart. Kitap yazmamışsan tam anne olmuş sayılmıyosun. Çok ayıp.

Bazen bu saydığım sınıfların hiç birine girmiyorumdur ama yinede çok seviyorumdur bunları okuyup öğrenmeyi. Çünkü içimdeki anne okuduğum gördüğüm bildiğim herşeyden daha çok annedir. Ama bunu bi ben bilirim işte. Anne olmayınca kimse bilmez çünkü. Buda böyle bişeydir. Çokta kurcalanmaz, konuşulmaz, sadece Allahtan dilenir..

Bu kitaba gelince; bi annenin çocukluk anıları ve çocuklarıyla anıları arasındaki 7 farkı bulmaca, ortak paydada toplanmaca gibi içerikler barındırmakta. Yazar hanım kızımızı instagramdanda nasıl olduysa vakti zamanında bulup takip etmişliğim olduğundan kitabınıda okuyasım geldi. Bence güzeldi diyebilirim kısacası. Ozaman ne diyoruz; gerçek dünyamıza hoşgeldiniz..