kitap molası..

Bütün günümü internetten dizi izleyerek geçirdikten sonra biraz kafa dağıtmak iyi gelir diye düşündüm. Çok uzun zaman önce başladığım ama bir türlü fırsat bulup okuyamadığım kitabıma geri döndüm. Fırsat buldukça kitap okumaya bayılıyorum. Tabiki romanlara. Öyle bilimsel, felsefe yada tarihi kitaplar beni sıkıyo. Ben daha çok kafa dağıtmalık farklı hayatların, duyguların konu aldığı şeyleri seviyorum. Şu an okuduğum kitap bu. Kristin Hannah’ın çıkan tüm kitaplarını okudum ve okumayada devam ediyorum. Kendisi en sevdiğim yazarlardan biri. Diğeride Debbie Macomber. Onunda hiçbir kitabını es geçmem. İkisininde anlatım tarzı beni rahatlatıyo. Karakterlerde insan mutlaka kendinden bişeyler buluyo her defasında. Kitap bittiğinde hep gözlerim yaşlı, dudağında hafif bi tebessümle buluyorum kendimi. Nasıl kaptırıyosam artık kendimi okurken 🙂 neyse ben şimdi okumaya başlıyım, zaten ara verince konuyu unutmuşum biraz.  Kendimi Kristin’e affettirmem lazım 😋 

öylesine yazılmış şeyler…

Bomboş geçen bi günün ardından yazıcak bişeyde bulamıyorki insan. Kendi düşüncelerimde boğulmaktan başka bişey yapamıyorum. İki insan arasındaki en önemli şey güvenmiş bunu şimdi daha iyi anladım. Sevgi, saygı, aşk bunların hiç bir önemi kalmıyo güven olmayınca. Şimdi bu kız ne diyo diceksiniz şans eseride olsa bunları okuyosanız eğer. Ne dediğimi bende bilmiyorum doğruyu söylemek gerekirse yada niye şimdi bunları yazdım hiç bilmiyorum. Ama tek bildiğim; güven en önemli şey hayatta. Ama siz siz olun yinede güvenmeyin 😉 

tanışma diyelim..

Bu saatte buralarda ne işim var acaba? Ben kimin neyim anlatmak için garip bi zaman dilimi oldu. Uyku tutmadığına göre mutsuz bi kızcağızım galiba. Ve oldukça yalnız. Kimse yoksa demekki beni dinleyen buralara yazmak iyi gelicek diye düşünmüş olmalıyım. Kendimi anlatmayı beceremem oyüzden hiç denemicem bile. Zamanla sen ne anlarsan oyumdur zaten ötesini anlatsamda nafile..