Yıllar geçiyor sen ne dersen de..

Yine bir sona gelmişiz. Yine bir veda. Bu bitiş yepyeni bir başlangıca sebep. Kimine umut kimine hüzün. Kim olduğuna, nerde kimle olduğuna bağlı hep. Herkese başka.. Herşey çok başka..

Bazen bitsin artık istersin. Canına tak dedirticek kadar uzun sürmüştür. Canına tak dememiştir ama canına okumuştur. Bitip gidince herşey geçicek gibi gelir. Umuttur çünkü temiz sayfa sandıklarımız. Umut ihtiyaçtır..

Bazende göz açıp kapama gibi gelir geçirilen süre. Öyle güzeldirki doyamamışsındır. Bitmesin hiç istersin. Hep bu güzel geçen zamanda kalabilmeyi, hep bu güzel geçen zamanın devam edebilmesini istersin. Ama olmıycak duadır.. Tutamayız zamanı..

Neyi nasıl yaşadığımıza bağlıdır herşey, zamanın bize ne kattığıyla alakalıdır. Ama zamanın çokta umrunda diildir bizim ne hissettiğimiz. O geçer gider. “Vay bee” deyip ‘İkibin kaç’ olduğuylada ilgilendiğini sanmıyorum. O sebepten çokta mana yüklemeye gerek yoktur.

Sabah uyanıcaz, bi bakıcaz aynı yataktayız. Bunun mümkünatı için öyle kafanızın çokta güzelleşmemesine dikkat! Aman haa bu nokta önemli 😉 Aynı yatakta kalkabildiysek, o cepteyse gerisi zaten aynıdır. Hayatta değişen bişey olmamış. Tam on ikide sihirli bir değnek dokunmamış demektir yaşamınıza. Günlerden Çarşambadır, hep o bilindik hafta ortası. Aynadakide yine aynı bense şayet; nesi yeni bu yılın? Yada ne faydası var yeniliğin? Kafa aynı kafaysa ozaman kafa kafaya verip gelin bi düşünelim bunu… bu kutlamacalar neyin kafası?