Ihlamur isteyen?

Ihlamur Günlükleri’nin ikinciside okunmuş ve bitmiştir. Yine çok güzel sözler içimize içimize işlemiştir.

Zaten bir çoğu Ot dergisini takip edenler tarafından bilinen sözlerden oluşmakta. Ama tabii böyle hepsini birarada okumakta daha farklı ve güzelmiş.

Yinede ben ilk kitabını daha çok sevdim galiba. Yada ilklerin daha sevilesi olma halinden kaynaklıda olabilir bilemedim şimdi.

Bu soğuk günlerde napıyomuşuz ozaman? içimiz ısınsın diye bi ıhlamur alıyomuşuz doya doya okuyomuşuz. Afiyet olsun..

Gücendirmeselerdi keşke..

Güzel bir kitabın daha sonuna geldik. Başak Buğday’ın yazılarını zaten çok seviyorum, şiir tadındalar ama romanıda bi okadar başarılıymış onuda görmüş oldum.

Bazı kitaplar hiç bitmese sonsuza dek sürse, öyle tatlı tatlı anlatsa hep istiyosunuz yani ben istiyorum ama olmuyo işte. Tadını damakta bırakıp bitiveriyor. Bu kitaptada tamda bu oldu.

Beni aldı taa çocukluğuma götürdü. Bende böyle yapardım, bende tam böyle düşünürdüm o yaşlarda dedirtti. O saf, masum, mutlu zamanları özleriz ya fena özletti.

Kafada türlü tilkilerle yaşadığımız ama niyetimizin aslında hep iyi olduğu zamanlar. Herşeyi hayra yorup kötülüklerden uzak tutulduğumuz. Ama ne yazıkki gün geliyor gerçeklerle yüzleşicek o malum zaman geliyor. Orda o noktada gerçeklerin karşısında bi anda büyüyüveriyoruz. Hayat çokta izin vermiyor çocukluğumuzu doya doya yaşamaya. Herkese başka başka yüzüyle, başka bi elin tokadıyla vurup öğretiyor.

Büyümek okadarda heves edilecek bişey diil, hele ansızın büyümek zorunda olmak hiç mi hiç iyi bişey diil.

Hayat Zalım needelim..

“Aşkın alevse, Hasretin bir gol!”

Kitabın çıktığı ilk günden beri almak için heves ediyordum ve sonunda benimde bi Ihlamur günlüklerim oldu. Kargom bikaç saat önce geldi ve bi çırpıda okuyup bitirdim bile. Birçoğu zaten internet sitelerinden bulup okuduğum ve artık ezber yaptığım sözlerdi. Ama her defasında farklı anlamlar çıkararak okumak, hüzünlenmek yada mutlu olmak değişik bi duygu. Ot dergisinde köşe yazarı Başak  Buğday. En özel duyguları böyle basit bi dilde ama insanın içine işleyen o haliyle tarif etmesi çok hoş bence. Yada öyle bi söz yazmışki mesela bi anda evet yaa işte bende aynen öyle hissederdim bizamanlar meğer tam olarak tarifi buymuş işte diye kalakalıyosun. Kısa kısa şiir tadında sözlerden oluşan bi kitap. Bence okunmalı yani kesinlikle. Tabi öyle bi beklenti içine girilmemeli okurken. -ki zaten hiç beklemediğiniz yerlerden vuruyo sizi. Bazı sayfalarıda böyle resimli falan çok cici olmuş bence. Bikaçını sizle paylaşıp tekrar kitabıma geri dönme zamanı.