Bilinmez diyarlara yolculuk..

Bi yüzük, bi nişan, bi halka, belkide maddi değeri olan bi altın sadece. Burdan bakınca ne olarak göründüğünün bi önemi yok. Önemli olan ne ifade ettiği. Parmağındayken hissetmiyosun çünkü sana ait, yada sen ona. İkisi arasında çok ince bi çizgi var. Sınırlarını kendin belirleyemediğin, hangi tarafta olduğunu bilemediğin.  Yada bi ip üzerinde korkarak yürümek gibi. Bişey düşünmeksizin sadece kopmasın diye umut ederek sonuna ulaşmaya çalıştığın. Ama avcundayken insan bi anda bütün hayatını sorgular hale geliyo. O minik yuvarlaktan baktığında sanki geleceğin bütün yükü üzerine geliyomuş gibi. Sonunu bile bile bu yüke göğüs germek gibi. Ama zor. Ama çaresiz. Ama mecbur. Oyüzden galiba parmağa sorgusuz sualsiz takmak daha kolay. Avucundayken hayatla başedemiyo insan. Gerçekler vurunca yüzüne altından kalkması zor. Bile bile uçuruma yürümek zor. Sonunu hem çok iyi bildiğin hemde hiç bilmediğin karmaşık bi yol gibi. Ve belkide en zoruda bu yolda yalnız yürümek. İşte en beteri..

Aman bre deryalar, biz nişanlıyız 💍

Nişanlı bir bayan olaraktan ilk yazım oluyor bu. Değişen bişey olmuyomuş yani yine ne yazsam diye kırk saat düşünüyorum. Yüzük takmak burda işe yaramıyo galiba 🙂 saçmalamayı keserekten o büyük stres ve hazırlığın sonuna gelmiş olmaktayız onu anlatmak istedim aslında. Nasıl bi rahatlama geldi varya kuşlar gibi hafifledim. Aylardır nasıl olucak, napıcam, ne edicem diye uyku bile uyumazken bikaç saat içinde olduda bitti maşallah 🎉 daha misafirler dağıldı, ben prenseslikten kül kediliğine terfi edince yeniden bumuydu yani diye parmağımdaki yüzüğe bakıp hayatı sorgulama moduna geçtim. Ne bekliyodun derseniz verilecek cevabım yok ama işte yinede insan yüzüğü takınca evrim geçircek hayat bi başka olcak falan sanıyo galiba. Mucizeler, sihirli şeyler olmasada yinede herşey çok güzeldi bence. O heyecan ve şaşkınlıkla tabi bazı şeyleri insan sonradan idrak edebiliyo ama işin güzelliği orda sanırım. Çok şükür bu aşamayıda hayırlısıyla atlatmış bulunuyoruz. Artık düğün telaşına geldi sıra ama daha var yani. Şimdilik nişanlılık evresinin tadını çıkarmak lazım. Hala parmağımdaki bana ait diilmiş gibi bi yadırgama hissi mevcut 😀 daha 3 gün oldu taze nişanlı olunca alışmak zor oluyo doğal olaraktan. E bi maşallahınızı alırım artık dimi? 😉

Özgürlük? neemişki o?

Stres dolu alışverişin sonuna geldik dün. Çok şükür karşılıklı alınması gereken şeyleri tamamladık. Daha bi ton şey var gerçi ama onlar sadece beni, bizi, kız tarafını ilgilendiren şeyler. Enazından stresten deliyede dönsem kahrımı çekicek olan benim garibanam 😀 Büyük gün yaklaşmakta ve heyecan dorukta. Öyle zormuşki, kimseye tavsiye edilcek gibi diil yani. Evlilerin “nabıcan evlenip hayatını yaşa” nasihatları yerden göğe kadar haklıymış meğersem. “Biz ettik sen etme” uyarılarını dinlemek lazım ama öte yandan “hadi nezaman evleniyosuncular” daha baskın gelmekte. Çoğunluk ne istiyosa o olur yapcak bişey yok. Seçim hakkın, hayatını istediğin gibi yönlendirmek, ben böyle mutluyum falan.. öyle bi dünya yok şekerim. Acı ama gerçek! Senden ne istiyosa elalem onu yaşamak zorundasın şu hayatta. Yanlış anlaşılma olmasında altını üstünü çiziyim hemencik: sözüm meclisten dışarı. Tamamen genel bu; yani evlilik babında diil. Buda böyle biline.. Ama işte daha doğar doğmaz hep toplumun yönlendirmeleriyle yada elalem ne der baskısıyla bişeyler yaşıyo olmak bence hiç adil değil. Özgür bi yaşamdan bahseden, ben elalemi takmıyorum diyen en kral insan bile aslında yaşamındaki birçok şeyi elaleme göre belirlemekte. İnkar etmek size özgür hissettiriyosa buyrun. Özgürsünüz hehe çok özgürsün bravooo  👏 konu çeyizden nerelere geldi bi anda..

Sonuç; bohçam var benim eyy Elalem. Tam bir özgürlük anıtı misali yığdım tepe tepe evin bi köşesine 😀 ve birde heyecanla takmayı beklediğim yüzüklerim var..